Ana Sayfa
İletişim
Ziyaretçi defteri
Hakkımda
Yeni Yıl Mesajları
Komik nickler
Recep ivedik nickleri
Karizmatik nickler
Msn Avatarları
Msn İfadeleri
mevlananın sözleri
Fıkralarım
Bilmeceler
şebnem ferah şarkı sözleri
Kraloyundaki oyun isimleri
Ödev siteleri
Oyun siteleri
Şarkı siteleri
Almanca nickler
anketim
renkli nick yapma
Şiirler
İsimler
HiKaYeLeR
Atasözleri
Deyimler
Evliyalar Şehri Amasya
Atatürk
Deneyler
Trafik
Duvar Yazıları
Galatasaray Nickleri
linkkk!
Çocuk Besleme
Sanatçılar ve Resimleri
Burçlar
Hoşgeldiniz Yazıları
Renkli Nickler
Çiçek anlamları
Nesli tükenen insanlar
Sims'İ türkler bulsaydı
İlginç bilgiler
Gazete oku
Pasta&Yemek Tarifleri
Rock Türk
99 dilde seni seviyorum
videolar
Oyunlar
Türkiyem!!
Winx Club
Bratz
SÖZLÜK
aşk nickleri
anlamlı nickler
komik resimler
bAkalım GeRi DöNeBiLeCeK misin?
hareketli resimler
türkiye il plakaları
asil nickler
 

Çocuk Besleme

Emzikli Anneye Pratik Öneriler
* Anneler eski vücut ağırlıklarına dönmek için hemen acele etmemelilerdir.
* Bu süre 6 ay ya da daha fazla sürebilir . Bebeklerini emziriyorlarsa eski formlarına daha kolay dönebilirler.
* Emzikli anneler zayıflama diyeti uygulanmamalıdır.
* Doğru yeterli ve sık beslenme ile hem süt verimi artar hemde kilo kaybı.


1. Emziklilik döneminde sonra daha fazla sıvı besin alınmalıdır.
2. Kalsiyum yönünden zengin olan sütyoğurt ve peynir belirtilen miktarlarda düzenli olarak tüketilmelidir.
3. Hergün 1 adet yumurta ve 1 porsiyon etli sebze yemeği veya kurubaklagil ( gaz problemi var ise dikkatli ) yenmelidir.
4. Kuru fasulye nohutmercimek ve bulgur karışımı yemekleri portakal mandalina domates maydanoz yeşil biber taze soğan gibi Cvitamini yönünden zengin sebze meyveler birlikte tüketilmelidir.
5. Vitaminlerden ve posadan zengin sebze ve meyveler beslenme planında bulunmalıdır.
6. Salam sosis sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar az yenmelidir.
7. Emzikli anne güneşlenmeye özen göstermelidir D vitamini besinlerde bulunmaz . Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır .
8. Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır.
9. Ağırlık kontrolü de yapılarak kuru meyveler ve kuru yemişler yoğun enerjileri yanında demir ve kalsiyum gibi minarellerden zengin besinler tüketilebilir.
10. Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çayı kuşluk ikindi gibi öğün aralarında yani yemek yendikten 1-2 saat sonra açık olarak içilmeli çaylara limon suyu eklenmelidir.
İçecek olarak ıhlamur nane papatya kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Pekmez kan yapıcıdır şeker boş enerji kaynağıdır.
Şeker yerine tatlı olarak pekmez yenmesi kansızlığa karşı alınacak önlemlerden birisidir.
11. Sebzelerin makarna ve eriştenin haşlama suları dökülmemelidir. Kuru fasulye nohut ve barbunya gibi kurubaklagiller iyice yıkandıktan sonra ıslatılmalı ve haşlama suları dökülmemelidir.
12. Taze sıkılmış meyve suları ayran limonata içecek olarak asitli ve gazlı içeceklere tercih edilmelidir yeğlenmelidir.
13. Tarım ürünlerine haşare öldürücü ilaçlar atıldığındansebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır.
14. Yiyecekler hazırlanırken ellerin temiz olmasına dikkat edilmelidir. Eller sık sık sabunlu su ile yıkanmalıdır.
15. Emzirme pozisyonuna dikkat edilmeli emzirme süresince bebeğin hep memede olması ve emerken uykuya dalması emzirmenin iyi gittiğinin bir işaretidir
16. Anne dinlenmiş ve rahat olmalıdır uzun süre oturmaktan yorulan annelere yatar şekilde emzirme pozisyonu öğretilmelidir.
Başarılı bir emzirme için bebek rahat olmalı yorgun ve tok olmamalıdır burun delikleri temiz olmalı rahat soluk alması sağlanmalıdır.
17. Emzirme süresi her bebeğe göre değişebilirdoygunluğa ulaşması yani olgun sütü emmesi ile doygunluğa ulaşır.
18. Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
19. Doktora danışılmadan ilaç kullanılmamalıdır beklenmelidir.


İştahsız Çocuk
Çocuğunuz bebeklikten çıkıp 1 yaşını geride bıraktığı sırada iştahındaki azalma dikkatinizi çekebilir. İlk 1 yaş içinde hızla büyüyen bebeğiniz artık hızlı büyüme dönemini geride bırakmış kalori gereksinimi azalmıştır. Bu nedenle eskiden yediği kadar yememeye başlar. Bu durum çoğu zaman anne babaları endişelendirir çocuklarının zayıf düşeceğinden büyüyemeyeceğinden korkarlar. ‘İştahsız çocuk’ tanımı biz çocuk doktorlarının sık karşılaştığı yakınmalardan biridir. Aslında iştahsız denilen çocukların çoğu eğer bir ateşli hastalık kansızlık parazit gibi organik neden yoksa anne babanın istediği kadar yemeyen yanlış beslenme alışkanlıklarından etkilenmiş çocuklardır.
Çocuk Beslenmesinde En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Aç olmasa da çocuğu yemeye zorlama: Çocuk kendi kişiliğini bağımsızlığını kanıtlamak ister. Acıktığını veya doyduğunu anlayabilir. Onu zorlarsak normal açlık / tokluk düzenini kuramaz. İleride yanlış beslenmeden kaynaklanan sorunlar yaşayabilir.
İstemediği gıdaları zorla yedirmeye çalışma: Büyüklerin olduğu gibi çocukların da sevmediği yiyecekler olması normaldir onun beğenilerine saygı duymalıyız.Temel gıda gruplarından bazı yiyecekleri tüketmesi yeterlidir . ( Örneğin peynir sevmez ama süt veya yoğurttan gereksinimini karşılar ) Çocuklar hergün dengeli beslenmezler bazı gün çok iyi yerler bazı gün de adeta bir lokma ile günü geçirirler. Sonuçta eğer büyümesi normalse gün içinde koşup oynayacak enerjiyi buluyorsa endişeye gerek yoktur.
Çocuğa yanlış örnek oluşturma: Çocuklar ailedeki beslenme alışkanlıklarından etkilenirler. Süt içmeyen bir anne babanın çocuğuna süt içirmesi veya kendisi kola içerken çocuğa yasaklaması zor olacaktır. Evdeki sağlıklı dengeli beslenme alışkanlıkları hemen değilse de birgün mutlaka çocuğun tercihlerinde etkili olacaktır.
Fazla süt veya meyve suyu ile iştahın kapanmasına yol açma: Süt meyve suyu gibi sıvı gıdalar çok miktarda özellikle öğün öncesinde tüketildiğinde çocuğun iştahını kapatacaktır. Ayrıca aşırı süt tüketiminin sonucunda anemi gelişip bu da iştahsızlığa neden olabilir.
Çocuğa erişkin porsiyonu sunma: Çocukların yiyebilecekleri miktar sınırlıdır büyüklerin porsiyonları onlara uymaz. Kendisinin yiyebileceği kadarını tabağına almasına izin vermek onun alabildiği miktara saygı göstermek uygun olacaktır.
Gıdayı ödül veya ceza olarak kullanma: Eğer çocuğa ‘ Sebzeni bitirmeden tatlı yiyemezsin’ derseniz onun alacağı mesaj sebzenin ancak sonunda bir ödül varsa yenebilecek kötü bir şey olduğudur !
Olumsuz davranışı pekiştirme: Çocuklar bazen de büyüklerin dikkatini çekmek için yemekteki olumsuz davranışları kullanabilirler. Çünkü iştahsızlık her zaman anne babanın dikkatini çeker! Eğer bu tuzağa düşerseniz çocuğunuz dikkat çektiği için bile iştahsız olabilir. Özellikle sofrada onun yemedikleri hakkında yorumlar yapmaktan ısrarcı olmaktan kaçınmak doğru olacaktır.


Çocuk ve Dondurma
DONDURMA İLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER
Dondurma çocuk sağlığını nasıl etkiler? Üst solunum yolları enfesiyonuna sabep olur mu? Doktorumuz Alper Soysal yanıtlıyor...

Dondurma çocuklara ilk olarak kaç yaşında verilmeli?
Çocuklara 2-3 yaşından itibaren dondurma verilebilir. Ancak özellikle küçük çocuklar için dondurma oda sıcaklığına yakın bir ısıda verilmelidir. Bekletilen bir dondurma tekrar soğutulmamalıdır.

Dondurma besleyici midir?
Dondurma değişik besin öğelerini bünyesinde toplayan besin değeri yüksek bir yiyecektir. Dondurmada protein karbonhidrat ve yağın yanı sıra A B C D ve E grubu vitaminlerle birlikte kalsiyum fosfor magnezyum sodyum potasyum demir ve çinko gibi mineraller de bulunuyor.

Donudurmanın çocuk açısından zararları nelerdir?
Süt ürünleri çabuk bozulan ve yararlılıklarını hızla yitiren gıdalardır. Bu nedenle homojenize ve pastörize edilmiş sütten üretilen hijyenik dondurma yalanarak ya da küçük parçalar halinde yendiği takdirde solunum ve sindirim organlarını olumsuz yönde etkilemez. Sağlıklı üretilmiş ve sağlıklı koşullarda saklanan bir dondurmanın çocuk açısından bir zararı olmadığını kabul ediyoruz. Ancak sağlıklı koşullarda üretilmemiş veya saklanmamış dondurmalar Salmonella enfeksiyonu saalgınlarına yol açabilir. Bu nedenle sağlık koşullarına uygun ortamda üretilen gerektiği şekilde korunan ve sağlıklı ambalajlarda satışa sunulan dondurmalar tüketilmelidir.

Dondurma yedikten sonra boğaz ağrır mı bu ihtimal çocuklar için daha mı fazla?
Dondurma yenilmesi neticesinde yumuşak damak geniz bölgesi ve solunum yollarının üst kısmı soğuk ile en çok temas eden bölgeleridir. Soğuk bir gıda alımı sonrasında ağız içi sıcaklığında düşme olur ve bu sıcaklık farkları nedeniyle boğazda normalde hazır bulunan bakteriler vücut direncinin üzerinde olumsuz etki gösterebilir. Bu nedenle özellikle bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş çocuklarda üst solunum yolları enfeksiyonları artabilir. Bununla birlikte dondurmanın üst solunum yolu enfeksiyonu sıklığını arttırdığına ilişkin dünyada yayınlanmış bilimsel bir bilgi yoktur ancak hiç etkisinin olmadığına ilişkin de bilimsel bir bilgi yoktur. Bunun yanında boğaz bölgesinin soğuğa maruz kalmasının baş ağrısı sıklığını arttırdığına dikkat çeken yayınlar da vardır.
Genel olarak çocuğun astım allerjik rinit sinüzit gibi kronik bir hastalığı yoksa dondurmanın boğazda ağrı enfeksiyon ateşlenme gibi sorunlara yol açmasını beklemiyoruz.

Bir çocuk donudurmayı en fazla ne kadar sıklıkta yemeli? Ne kadar yedikten sonra zararlı olur?
Dondurma sütten yapılmasına karşın basit karbohidrat dediğimiz şeker içermektedir. Aşırı tüketimi ishale neden olabilir. Enerji açığı olan zayıf çocuklarda hergün tüketiminde bir sakınca yoktur. Enerji fazlasına ihtiyacı olmayan kilolu çocukların ise haftada 1- 2 kez tüketimi daha uygundur.

Dondurma satın alırken nelere dikkat edilmelidir?
Dondurmayı tüketirken dikkat etmemiz gereken en önemli nokta dondurmanın sağlık ve hijyen kurallarına uygun hazırlanmış olmasıdır. Özellikle dondurmanın yapıldığı sütün pastörize olması ve hazırlanırken mikroorganizmalarla bulaşmasının önlenmesi gereklidir. Süt mikroorganizmalar için çok iyi bir ortamdır. Özellikle yaz aylarında bakteriler daha kolay üreyebilmektedir. Bu nedenle çok kolay bozulur ve sağlığa zararlı bir duruma gelir. Bu nedenle açık satılan dondurmalarda dikkatli olunmalıdır. Paketlenmiş dondurmalar tercih edilebilir. Bu ürünlerde de dikkat edilmesi gereken saklama şekli ve son kullanma tarihidir.

Dondurmanın sindirimi hızlandıran bir etkisi var mı?
Sindirimi hızlandırıcı etkisi olduğuna dair hiç bir bulgu yoktur.

Dondurma çocuklarda şişmanlığa neden olur mu?
Fazla ve sık tüketimi şişmanlamaya yardım edebilir.

Peki çocuklara dondurma yedirelim mi yedirmemiz mutlaka gerekli mi?
Hiç kuşku yok ki çocuk beslenmesinde yeterli kalori ve protein alımı yanında yeterli kalsiyum alınması da önem taşımaktadır. Çocuklarda günlük kalsiyum gereksinmesi günde 800-1200 mg arasında değişir. Süt peynir yoğurt ve süt ürünleri en önemli kalsiyum kaynağı olarak kabul ediliyor. Bir büyük bardak süt (240 ml süt) 300 mg 240 gr yoğurt 300-400 mg kalsiyum içerirken bir adet paket dondurma (52 gr) ancak 70 mg kalsiyum içeriyor. Ayrıca yakın zamanda Amerikan Pediatri Akademisi'nin "Çocuklarda kalsiyum gereksinimleri" başlığıyla yayınladığı raporda kalsiyum gereksinmesi için önerilen besinlerin arasında süt yoğurt peynir ve çeşitle sebze ve meyveler (brokoli ıspanak portakal patetes) sayılırken dondurma yer almıyor. Sonuç olarak dondurma da bir süt ürünü olmasına rağmen çocuk beslenmesinde ve kalsiyum gereksinmesinin karşılanmasında ilk sıralarda önerilecek bir besin değildir. Bunun yerine sütün kendisinin ve yoğurdun önerilmesi hem daha doğru hem de daha ekonomik olacaktır. Ancak yaz aylarında süt tüketimi azalan çocuklarda katkı yapması amacıyla önerilebilir.

Çocukluk Çağında Şişmanlık Nedenleri... 
Şişmanlık tıbbi deyimle obezite vücutta aşırı yağ depolanmasıyla ortaya çıkan fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olabilen bir enerji aaaabolizması bozukluğu. Şişmanlık çoğunlukla erişkinlerin bir sorunu olarak kabul edilse de son yıllarda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde çocukluk ve ergenlik döneminde görülme sıklığının giderek arttığı saptanmış durumda.
Erişkinlikte şişman olma riskinin aşırı kilolu çocuklarda normal kilodakilere göre daha yüksek olduğu bu çocukların büyük bölümünün bebeklik döneminde de şişman oldukları ve %60-80'inde şişmanlığın erişkinlik döneminde de devam ettiği biliniyor. Benzer şekilde şişman kadınların %30'unun şişman erkeklerinse %10'unun ergenlik döneminde de şişman oldukları gözlenmiş.
ABD'de her beş çocuktan birinin şişman olduğu bildiriliyor. Nelms adlı araştırmacının geçen yıl sonuçlandırdığı bir çalışmada çocukluk çağı şişmanlığında 1960 yılından bu yana 6-11 yaş grubunda %54 12-17 yaş grubunda %40 oranında artış olduğu gözlenmiş.

Judith Herman ise gene 2001 yılındaki bir çalışmada 6-19 yaş grubundaki çocuklarda şişmanlığın %11 oranında görüldüğünü belirtmiş.

Genetik
Şişmanlık bazı ailelerde daha sık görülmekte. Çalışmalarda hem anne hem babası şişman olan çocuklarda obezite riskinin fazla olduğu saptanmış. Anne ve babanın her ikisinin de şişman olması durumunda çocukların %80'i birinin şişman olması durumunda %40'ı anne-babaları şişman olmayanlarınsa %7'si şişman oluyor.
Vücut kitle indeksi (BMI) kullanılarak yapılan çalışmalara göre bu konuda kardeşler arasında görülen benzerlik tek yumurta ikizlerinde %74 çift yumurta ikizlerindeyse %32. Bu sonuç obezitede kalıtımın rolünün %50-90 oranında olabileceğini gösteriyor. Şişmanlık hem genetik hem de çevresel etkilerle ortaya çıkan çok-etkenli bir hastalık.
Şişmanlığa neden olabilecek çok sayıdaki genin işlevleri bugün tam olarak açıklanmış değil. Ancak şişmanlığın genetik bir yatkınlığın yanısıra ailenin yeme alışkanlıklarının sonucu olarak da ortaya çıkabileceği göz ardı edilmemeli.

Hormonal Sorunlar
Şişman çocuk ve erişkinlerde hormonal bozukluklar karşımıza sıklıkla çıkmakta. Bu bozukluklar genellikle obezitenin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor; kilo verilmesiyle de bütünüyle düzelebiliyor. Diğer yandan obezite hormon sistemiyle ilgili birtakım hastalıkların (hiperkotizolizm hipotiroidizm büyüme hormonu eksikliği) ilk bulgusu olarak görülebiliyor.
Çocukluk çağı şişmanlığına katkıda bulunan diğer etkenlerse ailenin sosyo-ekonomik durumu ailesel stres ailenin beslenme konusundaki bilgisi ve ideal vücut ağırlığıyla ilgili değer yargıları.

Sosyo-Ekonomik Durum
Çocukluk çağı şişmanlığında ailenin sosyoekonomik durumu önemli bir etken. Gelişmiş ülkelerde düşük sosyoekonomik düzeydeki ailelerde ve çocuklarda şişmanlık sık görülürken gelişmekte olan ülkelerde de yüksek gelirli ailelerde fazla. İki farklı etnik grupla yapılan bir çalışma da düşük sosyo-ekonomik grupta şişmanlık riskinin daha fazla olduğunu vurguluyor. Okul öncesi dönemdeki çocuklarla yapılan bir çalışmadaysa sosyo-ekonomik durumla çocukluk çağı şişmanlığı arasında önemli bir ilişki bulunmadığı bildirilmiş.

Ailesel Özellikler
Sherman ve arkadaşları yaptıkları çalışmada erken çocukluk çağı şişmanlığında babanın yokluğu çiftlerin evli olmaması babanın işsiz olması ve ailede eğitim düzeyinin düşük olması gibi durumlar risk faktörü olarak tanımlanıyor.
Ayrıca literatürde anne ve baba arasındaki iletişim eksikliği ailenin sosyal desteğinin az olması tek ebeveynli aile boşanmış aile aile bireylerinde ciddi bir hastalığın olması gibi nedenlerin şişmanlık için risk faktörü olduğundan söz ediliyor.

Ailenin Çocuk Beslenmesine Yönelik Uygulamaları
Ailenin beslenme alışkanlıkları çocukluk çağı şişmanlığı için önemli bir risk etkeni. Pek çok araştırmacı çocuklarda şişmanlığa etki eden ailesel birçok etkenin bulunduğunu bildiriyor.
Çalışmalar doğumdan itibaren anne sütüyle beslenen çocuklarda şişmanlığın daha az görüldüğünü gösteriyor. Yaşamın ilk yılında karışık ya da yapay beslenen çocuklara her ağlayışlarında biberonla süt ya da muhallebi gibi zengin kalorili yiyecekler vermekse şişmanlığa yol açabiliyor.
Fazla yağ içeren besinlerle beslenen ailelerin çocuklarında şişmanlık daha fazla görülüyor. Çocukların severek yedikleri "fastfood" türü fazla yağ ve kalori içeren besinler de şişmanlığa yol açıyor.



Ailenin İdeal Kiloya İlişkin Değer Yargıları
Çocukluk çağı obezitesinin görülme sıklığının artmasında ailenin değer yargıları da önemli rol oynuyor. Ailelerin çoğunda "şişman çocuk sağlıklı çocuktur" inancı çocukluk çağı obezitesi ile yakından ilgili.

Yetersiz Fiziksel Etkinlik
Çocukluk çağında hareketsizliğin artmasıyla şişmanlığın artması arasında çok yakın bir ilişki var. Günümüzde çocuklar boş zamanlarını daha pasif olarak (televizyon bilgisayar oyunları gibi) geçirme eğilimindeler. Bu nedenle gerek aile gerekse sağlık elemanlarının çocukları hareket etmemeye ve bunu yaşam boyu sürecek bir alışkanlığa dönüştürmeye özendirmeleri önemli.
Çocukluk çağı şişmanlığı ciddi yaygın ve hızlı büyüyen bir sağlık sorunu. Şişman çocukların erişkinlikte kiloları ne olursa olsun ileri yaşlarda şişman olmayan yaşıtlarına göre pek çok hastalığa yakalanma riskleri daha fazla.
Sağlıklı bir gelecek için çocukluk çağı şişmanlığını önlemek üzere sağlıkçılar ve toplum olarak bilinçli hareket etmemiz gerekiyor.

İnek Sütü Allerjisi
Çocukluk çağında en sık görülen gıda allerjisi inek sütü allerjisidir. İnek sütü proteinlerine karşı vücut anormal bir reaksiyon vermektedir. Günümüzde bebeklere 1 yaşa kadar inek sütü önerilmiyor. Fakat; bebek inek sütü bazlı mamalar veya emziren annenin kendisinin aldığı süt vasıtasıyla inek sütüyle temas edip allerjik yakınmalar gösterebilmektedir. Bazen de belirtiler 1 yaş sonrası süt içmeye başladığında ortaya çıkmaktadır.
İnek sütü allerjisi genellikle bebeklikte ( özellikle ilk 6 ayda ) başlar ancak daha büyük çocuklarda da başlayabilmektedir. Süt allerjisiyle karşılaşan çocukların bir kısmı 2-3 yaşında bundan kurtulurken bir kısmında da ömür boyu devam etmektedir. Ailede allerjik hastalıklar sık görülüyorsa çocukta da risk artmaktadır.
Belirtiler Nelerdir?
Huysuzluk aşırı ağlamalar
Aşırı gaz sancısı
Kusma
İshal- kanlı mukuslu gaita görülebilir
Kabızlık- bazen süt allerjisi ishal değil kabızlığa da yol açabilir
Ciltte döküntü kaşıntı egzama
Gözlerde kaşıntı
Göz altlarında koyu renkli halkalar
Tekrarlayan hırıltı öksürük aksırıkburun akıntısı veya tıkanıklığı
Sık sık üst solunum yolu enfeksiyonu orta kulak iltihabı sinüzit bronşit geçirme
Büyüme geriliği görülebilir.
Beslenme Nasıl Olmalı?
Süt allerjisi saptanan bir bebek için en iyisi anne sütüdür. Ancak annenin süt ve süt ürünlerini beslenme programından çıkarması gerekecektir. Annenin beslenmesi doktor ve diyetisyenin önerileriyle düzenlenir.
Mama ile beslenen bebeklerde soya bazlı mamalar denenecek ancak eğer buna da allerjikse hipoallerjen olarak adlandırılan özel bazı mamalara geçmek gerekecektir.
Allerjisi devam eden daha büyük çocuklarda doktorun önerdiği süre boyunca süt ve süt ürünleri diyetten çıkarılır. Sonra uygun zamanlarda allerjinin kaybolup kaybolmadığına bakılır.


1-5 yaş Çocuk Beslenmesi
9.aydan sonra çocuğun temel gıdası olmaktan çıkan anne sütünü 12-15 ay arasında en geç 2 yaşında ve anne için uygun olan bir zamanda kesilmelidir.Çocuk 13-14 aylıktan itibaren kaşık kullanmaya başlanabilir.Çocuğun ayrı bir tabağı olmalı ve neyi ne kadar tükettiğine dikkat edilmelidir.

*En sık yapılan hatalardan biri çocuğu yemek suyu ile beslemektir.Hiçbir besleyici değeri olmayan bu beslenme biçimi uygulanmamalıdır. Bu dönemde çocuklar günde 4 öğün beslenmelitemel besin gruplarından(süt ve sütlü gıdalaretleryumurta ve baklagillersebze ve meyvelerunlu ve nişastalı besinler)yeterli ve dengeli tüketilmelidirler.

*Çocuklara çaykahve verilmesi içerdikleri uyarıcı maddeler nedeniyle onları aşırı sinirli yapar.En iyisi bu içecekleri çocuğa tattırmamaktır.

GENELLİKLE DENGELİ BİR BESLENME LİSTESİ ŞU ŞEKİLDE OLMALIDIR

1-Her gün yarım litre süt çocuklara verilmelidir.Süt her şekilde verilebilir.Sütün içerdiği kalsiyum çocukların gelişimi için çok önemlidir.25 gr peynirde de 200gr sütteki kadar kalsiyum vardır.

2-Her gün et ve baklagillerden 1-2 si listede olmalıdır.

3-Her gün (düzenli et verilen çocuklarda gün aşırı)1 yumurta çocuğa yedirilmelidir.

4-Günde 1 yada 2 kez sebze verilmelidir.

5-Günde 1-2 kez meyve yenmelidir.Fazladan 1 öğün meyve vermek sebzenin yerini tutabilir.Meyve suları da meyve yerine geçebilir.

6-Günde 1-2 kez nişastalı besinler ve 3 dilim ekmek günlük beslenme listesinde bulunmalıdır.

Çocuklara mümkün olduğu kadar erken dönemde kendi kendilerine çatal kaşık kullanarak yemeleri öğretilmelidir.Her çeşit şekerlemepastakekdondurma çocuklara sık verilmemesi gereken yiyeceklerdendir.Yemek aralarında çocuğa şekerleme vermek iştahını kapatarak yetersiz beslenmesine yol açtığı gibi diş çürüklerinde de önde gelen nedendir. Bu dönemde çocuklar ağız ve diş sağlığı konusunda eğitilmelidirler.15-2 yaşına giren bir çocuk bir diş fırçasına sahip olmalıdır.Bu yaşta henüz diş macununa gerek yoktur.Diş macunu kullanmaya 3.yaştan itibaren başlanabilir.


Gıda Allejilerine Dikkat
Gıda alerjisi bağışıklık sisteminin belli bir yiyeceğe verdiği anormal bir reaksiyondur. Gıda alerjisinin benzer belirtiler verebilen ancak bağışıklık sistemini etkilemeyen gıda intoleransı ile karıştırılmaması önemlidir.
Gıda alerjisine ne yol açar?
Bir gıdaya karşı alerjik reaksiyonun oluşması için bu gıdaya hassasiyeti olan çocuğun daha önceden bu gıdaya en az bir kere maruz kalmış olması gerekir. Ya da anne sütü yoluyla bu hassasiyet tetiklenebilir. Çocuk bu gıdayı ikinci kez yediğinde alerjik reaksiyonlar gelişir. Bu sefer IgE antikorları gıdaya tepki verir histaminler salgılanır ve bu da çocukta döküntüler astım ağızda kaşıntı solunum güçlüğü mide ağrıları kusma ve/veya ishal olmasına neden olur.
Gıda alerjisi ile gıda intoleransı arasında ne fark vardır?
Gıda alerjisine bağışıklık sisteminin çocukta hafif rahatsızlıklardan yaşamı tehdit eden çeşitli sorunlara varan tepkisi yol açar. Gıda intoleransı gıda alerjisi ile benzer belirtilere yol açsa bile bağışıklık sistemini etkilemez.
Hangi yiyeceklerin gıda alerjilerine neden olma olasılığı fazladır?
Tüm gıda alerjilerinin yaklaşık %90’ına şu 8 yiyecek neden olur:
- Süt
- Yumurta
- Buğday
- Balık
- Soya
- Kabuklu yemişler
- Kabuklu deniz mahsulleri
- Yer fıstığı
Çocuklarda en fazla alerjiye neden olan gıdalar yumurta süt yer fıstığı buğday soya ve kabuklu yemişlerdir. Yer fıstığı kabuklu yemişler ve kabuklu deniz mahsulleri ise çoğunlukla ağır reaksiyonlara yol açar. Çocukların yaklaşık %3’ünde gıda alerjileri görülür. Çocuk büyüyünce bazı gıdalara karşı alerjiyi “yenebilse” de yer fıstığı kabuklu yemişler ve kabuklu deniz mahsulleri alerjisi hayat boyu kalıcı olabilir.
Gıda alerjisinin belirtileri nelerdir?
Alerji belirtileri alerjiye neden olan gıdanın yenmesinden sonra bir kaç dakika ile birkaç saat arasında ortaya çıkabilir. Gıda alerjisinin en yaygın belirtileri aşağıda belirtilmekle birlikte bu belirtiler çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir:
- Kusma
- Bulantı
- Kramplar
- Döküntüler
- Egzama
- Dudaklar dil veya ağızda kaşıntı ve şişme
- Solunum güçlüğü
- Hırıltı
- Kan basıncının düşmesi
Gıda alerjisinin oluşması için alerjiye neden olan gıdadan ne kadar yendiğinin önemi yoktur. Çok çok az miktarda alınması bile ciddi reaksiyonlara neden olabilir.
Gıda alerjisi belirtileri başka sorunlarla ya da tıbbi rahatsızlıklara benzerlik gösterebilir. Teşhis için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Gıda alerjisinin tedavisi
Gıda alerjisini önleyen herhangi bir ilaç mevcut değildir. Tedavinin amacı alerjiye neden olan gıdalardan kaçınılmasıdır. Doktorunuzun alerjiye neden olan gıdayı belirlemesinden sonra bu gıdadan ve o gıda grubundaki benzer gıdalardan kaçınılması çok önemlidir. Bebeğinizi emziriyorsanız sizin de alerjiye neden olan yiyecekten uzak durmanız gereklidir. Alerjen gıdadan çok küçük bir miktarın anne sütü yoluyla bebeğe geçmesi ve alerjiye neden olması mümkündür.
Ayrıca çocuğunuzun bazı yiyecekleri yiyememesi nedeniyle ilave vitamin ve mineral alması gerekebilir. Bu konuyu doktorunuzla görüşünüz.
Çocuğunuzun ağır gıda alerjisi olması durumunda doktorunuz ağır reaksiyonların durdurulmasını sağlayan bir ilacın da bulunduğu bir ilk yardım setini yanınızda bulundurmanızı tavsiye edebilir. Bu konuyla ilgili daha fazla bilgi için doktorunuzla görüşünüz.
Bazı çocuklara 3-6 aydan sonra doktorun kontrolünde alerjiyi yenip yenmediklerini görmek amacıyla bazı gıdalar verilebilir. Çoğu alerjiler kısa süreli olabilmekte ve 3 veya 4 yaşından sonra gıda rahatlıkla tolere edilebilmektedir.
Süt ve soya alerjisi
Bebek ve küçük çocuklarda çoğunlukla süt ve soyaya karşı alerji olduğu görülür. Bu durumda aşağıdaki belirtiler görülebilir:
- Kolik
- Çocuğun kakasında kan
- Büyümesinde yavaşlık
Böyle durumlarda doktorunuz bebeğinizin mamasını veya anne sütünü soya bazlı mama ile değiştirebilir. Soya bazlı mamanın da soruna neden olması durumunda doktorunuz bebeğinizin mamasını kolay sindirilen hipoalerjenik bir mama ile değiştirebilir.
Süt ve soya alerjisinin belirtileri de başka sorunlarla ya da tıbbi rahatsızlıklara benzerlik gösterebilir. Teşhis için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Gıda alerjilerinin önlenmesi
Gıda alerjisinin oluşması önlenemez ancak çoğunlukla aşağıdaki tavsiyelere u¤¤¤¤¤ geciktirilmesi sağlanabilir:
- Mümkünse ilk altı ay bebeğinizi sadece anne sütü ile besleyin.
- 6 ay dolmadan katı gıdalar vermeyin.
- 1 yaşından önce inek sütü buğday yumurta akı yer fıstığı ve balık vermeyin.


Bebeklerde su ihtiyacı
İlk dört ay bebek ihtiyacı olan suyu anne sütü ve hazır mamadan alır. Bu nedenle çöelde yaşayan bebeklere bile ilk dört ay anne sütü ya da hazır mama dışında ek su verilmez. Ancak aşırı kusma ishal ateş gibi olağandışı durumlarda su vermek gerekir.
Katı besinlere başlandığında ek suya da başlanır. Dört-altı aydan büyük bebeklere aldıkları besinle birlikte günde 4-6 kez su verilmelidir. Suyu öğün içinde verilmemesi çocuğun sıvı gereksinimini karşılamak için gereksiz yere fazla yemesine dolayısıyla da kilo almasına yol açar.
Besinlerin heplsinde bir miktar su mevcttur. Meyve ve sebzelerin % 80-95’i sudur. Çocuğa yüksek oranda protein içeren et yumurta sarısı verildiğinde bunların böbreklerden atılabilmesi için bebeğin ek suya gereksinimi vardır. Meyve suları meyveler sebzeler puding ve muhallebinin böbrek atılım yükü az olduğundan fazla ek su içilmesini gerektirmezler. Çoğu anne çocuğu fazla su içiyor diye gereksiz kaygıya kapılır. Oysa çocuklar beden ağırlıklarına göre erişkinlerden daha çok sıvı almalıdırlar. Çünkü vücutları % 50-75 oranında su içerir. Öte yandan çocuk az yerse fazla hareket ederse ateşi kusması ishali varsa hava sıcaksa nezle grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonu geçirirse su gereksinimi daha da artar. Çocukların su ihtiyacı temiz içme suyu meyve sebze suyu soda çorba bitki çaylarıyla karşılanabilir. Besinleri hazırlarken ağzı kapalı şişelerde satılan temiz su kullanılır. İlk altı ay beş dakika kaynatılarak soğutulan içme suyu altıncı aydan itibaren ağzı kapalı satılan içme suları verilir.
Bir yaşın üzerindeki bebeklere aşırı süt (600 ml/gün=3 su bardağını geçmemeli) ve meyve suyu (günde 2 su bardağını geçmemeli) verilmemelidir çünkü besinsel değeri önemli olan katı gıdaların alımını azaltabilir. Bebeğin yeterli su alıp almadığı günde kaç kez bezini ıslattığına bakılarak anlaşılabilir. Günde 4-8 ıslık bez normaldir.
Çocuğun dört ana besin grubuyla dengeli bir şekilde beslenmesi gerekir. Servis miktarıyla ilgili genel kural yaş başına birer çorba kaşığı et meyve sebze tahıl almasıdır. En güzeli yemekleri tabaklara azar azar ko¤¤¤¤¤ çocuğun daha fazla istemesine fırsat tanımaktır. Tabağı tepelemesine doldurarak bitirmesini beklemek iyi bir beslenme tarzı değildir.

İshalli Çocuğun Beslenmesi
Çocuğunuz Altı Aydan Küçük ve Henüz Ek Gıda Almıyorsa
Emzirmeyi sıklaştırın.
Her kaka yapışta çaydanlığın altındaki kaynamış ve soğumuş sudan olabildiği kadar çok içirin. Çocuğunuz Ek Gıda Alıyorsa
Çocuğunuzu yemeye teşvik edin ve ona günde en az 6 kez yiyecek sunun.
Kısa aralıklarla enerji ve proteinden zengin yumuşak taze hazırlanmış püre şeklindeki yiyeceklerden (beyaz peynir haşlanmış yumurta patates yoğurt yoğurt ile yapılmış az yağlı pirinç çorbası tarhana çorbası pirinç lapası haşlanmış et ızgara köfte az yağlı pirinç pilavı makarna gibi) verin.
Potasyumdan zengin besin olarak muz püresi veya taze sıkılmış meyve suları içirin.
Şekerli ve yağlı yiyecekler ishali artırır. Çocuklara böyle gıdalar (çikolata bisküvi gofret kuruyemiş pastalar meşrubatlar yağ bol reçel pekmez) vermeyin.
Hazır meyve suları ve kolalı içeceklerin ishalli çocuğunuza hiçbir yararı yoktur.
Çocuğunuzu İshalden Korumak İçin
Ona ilk altı ay sadece anne sütü verin.
Dokuz aylık olunca kızamık aşısını yaptırın.
Çocuğunuza yiyecek hazırlamadan ve beslemeden önce çocuğunuzun altını değiştirdikten sonra kendiniz tuvaletten çıktıktan sonra mutlaka ellerinizi yıkayın. Ellerinizi yıkarken sabunu elinizde dört defa çevirmeniz yeterli olacaktır.
İshal olma riskini azaltmak için çocuğunuzu beslerken biberon kullanmayın. Bebeğinizin yiyeceklerini kolay temizlenen cam veya porselen kaplarda hazırlayın ve kaşık ile yedirin.
Temizliğinden emin olmadığınız yiyecek ve içecekleri asla kullanmayın.
Çiğ sebze ve meyveleri temiz su ile yıkamadan yedirmeyin.
Yiyecekleri ağzı kapalı olarak buzdolabında saklayın.
Pişirilmiş yiyeceklerinizi oda sıcaklığında iki saatten fazla bırakmayın ve bunları çocuğunuza yedirmeyin.
Temizliğinden emin olmadığınız suları kaynatıp soğutarak çocuğunuza içirin.
İçme ve kullanma sularınızı temiz kaynaktan temin edip temiz kaplarda ağzı kapalı olarak saklayın.
İshalli Çocuğun Anne ve Babasına Öneriler
İshal su kaybı nedeniyle öldürücü olabilen bir hastalıktır. İshali olan çocuğunuzda su kaybını önlemek için su ve sulu gıdaları (kaynatılmış çorbalar) her zamankinden daha fazla verin.
Her kakadan sonra iki yaşından küçük çocuklara bir çay bardağı iki yaşından büyüklere ise bir su bardağı yukarıda sayılan içeceklerden mutlaka içirin.
İshali olan çocuğu aç bırakmayın beslenmesine devam edin. İshalli çocuğu sık sık ve az az besleyin. Emiyorsa anne sütünü kesmeyin. Daha sık emzirin. Çocuğunuza ishali geçtikten sonra iki hafta süre ile ek bir öğün verin.
Çocuğunuzu ağız ve dilin kuruması bıngıldak ve gözlerin çökmesi göz yaşının olmaması karın derisinin çekilip bırakıldığında yavaş geri dönmesi gibi su kaybı belirtileri yönünden yakından izleyin.
İshalli çocuğunuza doktor önerisi dışında antibiyotik vermeyin. İshal kesici ilaçların çocukluk çağı ishal tedavisinde asla yeri yoktur.
Aşağıdaki durumlarda çocuğunuzu hemen bir sağlık kuruluşuna götürün;
Belirgin susaması veya su kaybı belirtileri varsa çocuğunuzun ishali üç gün içinde düzelmiyorsa çok sık veya fazla miktarda kaka yapıyorsa tekrarlayan kusmaları oluyorsa yeme içmesi bozulduysa kakasında kan varsa ateşi yüksek ise.

Bugün 1 ziyaretçi (1 klik) kişi burdaydı!
 
 
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol